Sponsorlu Baglantilar

Sponsorlu Baglantilar

Bu Yazıda Neler Var

  • Hürriyet Kasidesi Osmanlıca Metni
  • Günümüz Türkçesiyle Hürriyet Kasidesi
  • Hürriyet Kasidesi Söz Sanatları
  • Hürriyet Kasidesinin Yapı Özellikleri
  • Bağlantılı Yazılar

    En Son Eklenenler

    06 | ordövr ordövr
    09 | monogami monogami
    10 | intihar intihar

    Kaside-i Hürriyet (Hürriyet Kasidesi) Namık Kemal’in en kuvvetli şiirlerinden biri olan Vatan / Hürriyet Kasidesi’nin asıl adı, Beslet-i Osmaniyye ve Hamiyyet-i İnsaniyye‘dir. Besalet Kasidesi, Kaside-i Besalet diye de anılır.

    1867 yılında, Abdülaziz’in baskı yönetiminden kurtulmanın özlemini çeken bazı aydınlar, “Genç Osmanlılar Cemiyeti“ni kurmuşlardı. Namık Kemal‘in de içinde bulunduğu bu cemiyet, “meşrutiyet“i gerçekleştirmek amacıyla çalışmaya başlamıştı. Ancak çok geçmeden Genç Osmanlılar, Avrupa’ya kaçmak zorunda kalmışlar, Fransa’ya gittikten bir süre sonra İngiltere’ye geçerek Londra’da “Hürriyet” gazetesini çıkarmışlar, özlemlerini çektikleri düşünceleri İstanbul’da duyurmaya başlamışlardı.

    Namık Kemal’in aşağıda okuyacağınız “Hürriyet Kasidesi”, onun “hükümet kapısı”ndan ayrıldığı ve Avrupa’ya gittiği dönemde yazılmış olabilir. Bu şiir, bir bakıma yazıldığı dönemde, Namık Kemal gibi aydınların öncülük ettiği çağdaş düşüncelerini anlatan bir şiir sayılır.

    Burada o güne kadar üzerinde çok az durulan “yurt”, “yurtseverlik”, “hürriyet” gibi kavramlarla bir takım “toplumla ilgili düşünceler” ve “kişisel erdemler” dile getiriliyor; Yurdun mutlu yarınları için “halka hizmet” ve “doğruluk”, başta gelir. Millet için fedâkarlık, erdemlerin en üstünüdür. Millî birlik ve düşünce hürriyeti ile bütün güçlükler yenilebilir. Yüce yaratılışlı bir millet olarak da bunları daha kolay yapabiliriz.

    Kasidenin son beyitlerinde bu düşünceler yanında “hürriyet” ve “hürriyet”in değeri ile ilgili duygu ve düşünceler yer alıyor. Görülüyor ki bu kasidede, eski kasidelerde olduğu gibi bir kişinin ve yapılan işlerin değil; “toplumsal ve kişisel erdemler”in, “hürriyet”in övgüsü yapılmaktadır.

    Şiirin hemen her mısrasında yabancı kelime ve tamlamalara rastlıyoruz. Bunlardan “hâk-i vatan”, “ittihad-ı kalb-i millet”, “meydan-ı hamidiyyet”… vb, Tanzimat edebiyatının getirdiği, yukarda sözü edilen düşünce ve kavramlarla ilgili sözlerdir.

    Şiirin bütünündeki söyleyiş ise, kuru, öğretici, hikâye eden br söyleyiş değil; Namık Kemal’in yurtsever, fedâkâr, mert kişiliğine uyan coşkun bir hitabet niteliğindedir.

    Hürriyet Kasidesi Osmanlıca Metni


    Hürriyet Kasidesi
    Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün
    1.Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
    Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

    2.Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

    3.Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

    4.Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
    Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

    5.Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
    Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

    6.Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
    Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

    7.Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
    Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

    8.Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
    Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

    9.Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
    Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

    10.Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
    Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

    11.Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
    Cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

    12.Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
    Fütur etme sakın milletteki za’f u betaetten

    13.Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
    Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

    14.Ziya dûr ise evc-i rif’atinden iztırâridir
    Hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

    15.Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
    Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

    16.Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
    Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

    17.Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
    Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

    18.Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
    Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

    19.Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
    Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

    20.Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
    Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

    21.Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
    Ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

    22.Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
    Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

    23.Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
    Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

    24.Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd
    Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

    25.Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

    26.Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
    Ezilmez şiddet-i tazyikten te’sir-i sıkletten

    27.Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
    Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

    28.Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
    Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

    29.Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
    Cihanı sensin azad eyleyen bin ye’s ü mihnetten

    30.Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
    Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

    31.Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
    Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

    Namık KEMAL

    Günümüz Türkçesiyle Hürriyet Kasidesi


    1.Çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimiyetten sapmış görerek kendi arzumuz ve saygınlığımız ile devlet kapısından ayrıldık.

    2.Kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz, mürüvvet sahibi olanlar zavallılara yardım etmekten kaçınmaz.

    3.Eğer millet, hor görülmüşse onun şanına bir eksiklik geleceğini sanma; yere düşmekle cevher, değerinden özünden birşey kaybetmez.

    4.Vücudun mayası, vatan toprağıdır; bu vücut, acı ve sıkıntı içinde vatan yolunda toprak olursa, en küçük bir üzüntü duyulmaz.

    5.Dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir; insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir.

    6.Hayatın değerini iyi şöhretten yüksek tutanlar, edebî bir feyzi geçii zevk için terk ederler.

    7.Halk arasında ömür uzunluğuna bunca düşkünlük nedendir?Emaneti korumaktan insanın menfaati nedir bilmem!

    8.Cihanda kendini her fertten alçak gören kişi ayıplanmaktan utanır fakat kendi nefsinden utanmaz.

    9.Akıllı ve bilinçli olanların, yaptıklarından pişman olup çalışmalarını artırması ve bunlardan ders alması, felekten intikam almak demektir.

    10.Başarının, üstünlüğün değeri, milletin gönül birliğinde durur; koruma ve kollama eserleri ise ümmetin düşüncesinin çarpışması ile çıkar.

    11.İktidar sahibi bir kişinin azim gücü, dünyanın bir düzene girmesini sağlar; metanet sahibi kişilerin ayaklarını sağlam basması ile cihan titrer.

    12.Kader, her feyzini, her lütfunu bir zaman için saklar; milletteki gevşeklikten, zayıflıktan sakın korkma!

    13.Zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir; bu dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden talih utansın.

    14.Işık yüksekliğin doruğundan uzaksa çaresizliktendir; tabiat yerde sürünen kabiliyetten utansın.

    15.Biz o osmanlılar boyunun ulu soyundanız; mayamız, bütünüyle şehadet kanıyla karılmıştır.

    16.Biz o yüce hamiyetli, çalışkan ve güçlü kişileriz ki bir küçük aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet meydana getirdik.

    17.Biz o yüce yaratılışlı milletiz ki hamiyet meydanında ayaklar altında toprak olmaktan bize ölüm daha iyi gelir.

    18.Hürriyet mücadelesi korkulu ateş olsa ne dert, yiğit olan bir insan gayret meydanından kaçar mı?

    19.Cellâdın can yakan kemendi acımasız bir ejder bile olsa, yine bin defa esaret zincirinden daha iyidir.

    20.Felek her türlü eziyet yollarını toplasın gelsin, millet yolunda hizmetten dönersem kahpeyim.

    21.Bu yolda çektiğim acılar, sıkıntılar anılsın; bunun en basit zevki bile vezirlikten, sadrazamlıktan daha iyidir, yücedir.

    22.Vatan, bir vefasız alaycı sevgiliye dönmüş, aşkına bağlı olanları gurbet acılarından ayırmıyor.

    23.Korkudan, yalvarma yakarmadan uzağım; benim yanımda görevim menfaatimden, hakkım hükûmetin kötü niyetlerinden daha üstündür.

    24.Ey zalim!Milletin yiğitleriyle mücadeleden sakın; senin zulmünün kılıcı hamiyet kanının ateşi karşısında erir.

    25.Zulüm ile, işkence ile hürriyeti ortadan kaldırmak ne mümkün; eğer kendinde bir güç görüyorsan insanoğlundan idraki kaldırmaya çalış.

    26.Gönülde çalışma gevheri, elmas cevherine benzer; ağırlığın tesirinden, baskının şiddetinden ezilmez.

    27.Ey hürriyetin güzel yüzü, sen ne büyüleyici imişsin. gerçi esaretten kurtulduk derken senin aşkının esiri olduk.

    28.Şimdi kalbi fethedecek güç sendedir, güzelliğini gizleme; güzelliğin, milletin nazarlarından ebediyete kadar uzak kalmasın.

    29.Ey geleceğin umudu, sen ne can dostuymuşsun; dünyayı bütün üzüntü ve sıkıntılarından kurtaran sensin.

    30.Hükmetme çağı senindir, hükmünü dünyaya geçir; allah yüceliğini her türlü belâlardan korusun.

    31.Ey yaralı kükreyen aslan, senin gezdiğin güzel sahralar zulmün köpeklerine kaldı, artık gaflet uykusundan uyan!

    Hürriyet Kasidesi Söz Sanatları


    1. Beyit : Münharif-Sıdk : Tezat
    Bab-ı Hükümet : Mecaz-ı Mürsel

    2. Beyit : İanet-Hizmet : Tenasüp

    3. Beyit : Yere düşmekle cehver sakıt olmaz kadr ü kıymetten : İrsal-i Mesel ve Kinaye.
    Yere düşmekle cehver : (Zulüm altında millet) : Teşbih
    Kadr-Kıymet : Tenasüp

    4. Beyit : Hak kelimleri her beyitte tekrarlandığı için : Tekrir
    Gam-Cevr-Minnet : Tenasüp
    Vücudun mayası – Vatan toprağı : Teşbih

    5. Beyit : Denaet-Köpek-Sayyad : Tenasüp
    Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten :İrsal-i Mesel ve Kinaye.
    Zalimin yardımcısı-köpek : Teşbih
    Hizmetten zevk alan-köpek : Teşbih

    6. Beyit : Fani-Baki : Tekrir
    Bir kelimesi her beyitte tekrarlandığı için : Tekrir

    7. Beyit : Nedendir-Nedir : İstifham

    8. Beyit : Utanmak-Ar eylemek : Tenasüp

    9. Beyit : Söz sanatı yok!

    10. Beyit : İttihad-İhtilaf : Tezat

    11. Beyit : Alem-Cihan : Tenasüp
    Azim-Metanet : Tenasüp
    Cihan : (Korkak insan ) Açık İstiare
    Cihana verilen insani özellikler ile : Teşhis

    12. Beyit : Za’f-Betaet : Tenasüp
    Her kelimesi her beyitte tekrarlandığı için : Tekrir
    Kader : ( Feyz ve lütufları içinde saklayan bir insan ) Kapalı İstiare

    13. Beyit : Zincirlere vurulmuş aslan : (Millet) Açık İstiare
    Talih-Nasip : Tezat
    Talih utansın : Teşhis

    14. Beyit : Işık çaresizliktendir : Teşhis
    Tabiat utansın : Teşhis
    Kabiliyet : (Yerde sürünen bir canlı) : Kapalı İstiare

    15. Beyit : Maya-Boy-Soy : Tenasüp
    Baş-Ayak : Tezat

    16. Beyit : Hamiyet-Çalışkan : Tenasüp

    17. Beyit : Biz kelimesi her beyitte tekrarlandığı için : Tekrir
    Hak kelimesi her beyitte tekrarlandığı için : Tekrir
    Mezar-Toprak : Tenasüp

    18. Beyit : Ne : İstifham
    Kaçar mı : İstifham
    Hürriyet mücadelesi-korkulu ateş : Teşbih
    Merd-Gavga : Tenasüp
    Kaçmak-Merd : Tezat

    19. Beyit : Celladın can yakan kemendi : (Zalimler) : Açık İstiare
    Celladın can yakan kemendi-Ejder : Teşbih

    20. Beyit : Gelmek-Dönmek : Tezat

    21. Beyit : Cevr-Meşakkat : Tenasüp
    Vezaret-Sadaret : Tenasüp

    22. Beyit : Nazen-Aşk-Sevgili : Tenasüp
    Vatan : Teşbih

    23. Beyit : Agraz-ı hükümet : Sürgünler : Mecaz-ı Mürsel

    24. Beyit : Ey : Nida
    Ateş-Erimek : Tenasüp

    25. Beyit : Zulüm-İşkence : Tenasüp

    26. Beyit : Cevher kelimesi her beyitte tekrarlandığı için : Tekrir
    Gönülde çalışma-Elmas cevheri : Teşhis
    Cevher-Elmas : Tenasüp
    Şiddet-Tazyik : Tenasüp

    27. Beyit : Ey : Nida
    Hürriyet-Esaret : Tezat
    Esaret-Esir : Tenasüp
    Hürriyet-Büyüleyici : Teşbih

    28. Beyit : Hürriyet : (Güzel insan) : Kapalı İstiare

    29. Beyit : Ye’s-Mihnet : Tenasüp
    Hürriyet : Geleceğin umudu : Teşbih
    Hürriyet : Can dostu : Teşbih

    30. Beyit : Hürriyete insani özellikler verilmiş : Teşhis

    31. Beyit : Ey : Nida
    Yaralı kükreyen aslan : (Hürriyet) : Açık İstiare
    Zulmün köpekleri : (Zalim) : Açık İstiare
    Hürriyet : Teşhis

    Hürriyet Kasidesinin Yapı Özellikleri


    1. a. Bu tür ses benzerlikleri ile şiire has bir ahenk yakalanmıştır. Şiirlerde bu tür ses benzerlikleri redif ve kafiye şeklinde isimlendirilirler. Tekrar eden “-den” ler redif, “-et’ler tam kafiyedir.

    b. Bu kelimeler, kendine özgü bir söyleyiş tarzı, ritim oluşturacak şekilde şiirde kullanılmıştır. Dik­kat edilirse bütün kelimelerde ünlü harflerin uzun okunması gereklidir. Kelimelerin bu şekilde kullanıl­ması “şiirdeki söyleyiş tarzı ve ses değerlerinin bir arada düşünüldüğünü bize gösterir. Bu şekilde kullanımla birlikte şiirin ahenginin, ses akışı, söyleyiş, ritim ve her türlü ses benzerlikleriyle sağlandığını göstermektedir.

    2. a. Kasideler övgü şiiridir. Divan edebiyatı geleneğine mensup şairler, genellikle padişahlara, sadrazamlara ve devlet büyüklerine bu tür şiirler yazmışlardır. Nefî’nin kasidesi de Sultan Murad Han’a yazılmıştır. Bu kasidedeki dil, söz sanatları, kullanılan kelime ve tamlamaların Arapça ve Fars-çayla yüklü olması şiirin yazıldığı dönemle ilişkilidir. Namık Kemal’in kasidesi ise şekil açısından Divan şiiri geleneğine bağlıdır. Fakat bu kaside, geleneğin körü körüne devam ettiricisi olamaz. Öncelikle bu kaside ne padişaha ne de devlet ileri gelenlerine yazılmıştır. Soyut bir kavram olan “hürriyet”e yazıl­mıştır. Divan şiirinin kasidecilik geleneğinde kasideler hep “somut” konular üzerinde yazılmıştır. Ayrı­ca, bu kasidenin kendine has bir başlığı vardır. Divan şiiri geleneğinde kasidelerin özel bir başlıkları da bulunmaz. İki kaside de övüleceklerin niteliğine uygun şatafatlı bir üslupla yazılmıştır. Söyleyiş özellik­leri bakımından da iki kaside de ses tekrarları, ritim ve ses akışı bakımından ortaktır.

    b. Bu kasidelerin söyleyiş tarzları ile yazıldıkları dönemlerin edebî, siyasi ve sosyal özellikleri ara­sında bir ilişki kurulabilir. Nefî’nin yaşadığı çağda kasideler bu şekilde yazılıyordu. Bu tarzdan o devrin zihniyetine ulaşabiliriz. Kaside bir Osmanlı Padişah’ına sunulduğu için şair, söz sanatlarını padişah’ın övülmesi için çok fazla kullanmıştır. Şiirin iç akışında, kasidenin sunulduğu kişinin özelliklerini yansıtan kelime ve tamlamalar seçilmiştir. Namık Kemal’in kasidesi ise soyut bir konuya yazıldığı için şair çok fazla mübalağa sanatını kullanmamıştır. Bu durum, şiirlerin yazıldığı ortamın zihniyetiyle, yani edebî, siyasi ve sosyal özelliklerime yakından ilgilidir.

    3. a. Hürriyet Kasidesi’ni oluşturan birimlerin yerleri değiştirildiğinde, şiirin akışında ve anlamında bir değişme ve bozulma meydana gelir. Bu birimler ahenkli bir biçimde kasidenin yapısını oluşturmak­tadır. Bu yapıdan herhangi bir birimi çıkarır ya da bu yapıya onunla ilgisiz bir birim eklersek şiirin ken­dine has sistemi mutlaka bozulur. Edebiyat eserleri, kendilerine özgü bir sisteme sahiptir. Bu sistem, dışarıdan yapılacak müdahalelerle çabucak bozulur veya değişikliğe uğrar.

    b. Hürriyet Kasidesi’ni oluşturan birimleri anlamlı bir bütün hâline getiren unsur, şiirin temasıdır. Çünkü tema etrafında anlamlı birimler birbirleriyle ahenkli bir bütün oluşturarak, temaya birleşirler.

    4. a.
    Klasik Türk Edebiyatında Kaside Nazım Şekli­nin Yapı Özellikleri
    1. Genellikle 31-99 beyitten oluşur.
    2. Nesib, girizgâh, methiye, tegazzül fahriye ve dua bölümlerinden oluşur.
    3. Kafiye düzeni aa / ba / ca… şeklindedir.
    4. Kasidenin sonlarına doğru şair, mahlasını kul­lanır.
    5. İthaf edildiği kişinin adını içeren bir başlığı vardır

    Hürriyet Kasidesi’nin Yapı Özellikleri
    1.31 beyitten oluşmuştur.
    2.Klasik bölümler yoktur.
    3.Kafiye düzeni “aa/ba/ca…” şeklindedir.
    4.Şair son beyitte mahlasını kullanmamıştır.
    5.Kaside soyut bir kavram için yazılmıştır, baş­lığı da bu soyut kavramdır.

    b. Hürriyet Kasidesi’nin kaside nazım şekliyle yazılması ve kasidenin klasik yapı özelliklerinden farklılıklar göstermesi bu devirdeki yenileşme çabalarının etkisinin edebî eserlere de yansıdığını gös­termektedir. Bu devrin şairleri eski nazım şekillerini kullanmakla birlikte şiirlerin içeriklerinde büyük değişiklikler yapmışlardır. Eskiden kaside yine beyitlerle yazılıyordu, yeni devirle birlikte kasidenin bütün şekil özellikleri aynen kullanılmış, şiirde işlenen konu değiştirilmiştir. Namık Kemal, “hürriyet’e övgülerini sunmuştur.

    5.
    “Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetden
    Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetden”
    “Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmâniyânız kim
    Muhammerdir ser-â-pâ mâyemiz hûn-ı şehâdetden”
    “Biz ol âlî-himem erbâb-ı cidd ü içtihadız kim
    Cihangîrâne bir devlet çıkardık bir aşîretden”

    “Biz ol ulvî-nihâdânız ki meydân-ı hamiyyetde
    Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletden”

    dizelerinde tarihî değerlere değinilmiştir, ilk beyitte “bâb-ı hükûmet’Ie devletin icra yetkisine sahip kurumu kastedilmektedir. Şairin yaşadığı devirde devlet, hükümetler aracılığıyla yönetiliyordu. Diğer beyitlerde de Osmanlı merkeze alınarak tarihsel bilgilerle birlikte şairin yorumları okura sunulmuştur.

    “Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetden
    Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez i’ânetden”

    “Hakîr olduysa millet sânına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetden”

    “Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i vatandandır
    Ne gam râh-ı vatanda hâk olursa cevr ü mihnetden”

    “Muîni zâlimin dünyâda erbâb-ı denâettir
    Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetden”

    “Hemen bir feyz-i bakî terk eder bir zevk-ı fânîye
    Hayâtın kadrini âlî bilenler hüsn-i şöhretden”

    dizeleri ve genel olarak şiirin hemen bütün dizelerinde sosyal değerlerle ilgili kelime ve ifadelere rastlanmaktadır. Birinci beyitte, “insanlara yardım etmenin öneminden”, ikinci beyitte “zor durumda olan fakat değerli milletlerin bu zor durumda değerinden hiçbir şeyin eksilmeyeceğinden”, üçüncü be­yitte “vatan sevgisinden”, dördüncü beyitte “zalimlerin vasıfları”, beşinci beyitte “dünyanın geçici zevk­lerine değer verenlerin yanlış yolda olduklarına değinilmektedir.

    6. Tanzimat dönemi, yeni değer ve kavramlarla yeni türlerin bir arada kullanıldığı bir dönemdir. Bu devirde başlatılan sosyal, siyasi, askerî, ekonomik, idarî yenilikler, insanların dünya algısını da belli oranda etkilemiştir. Eskiden insanların hürriyetle ilgili bir sorunları yoktu. Ama devrin sosyal ve siyasi yapısının etkisiyle hürriyet üzerinde konuşmak değerli bir hal aldı. Bunun en önemli sebebi, Avrupa’dan ithal edilen kavramlar, değer yargılarıyla Osmanlı devletinin zor bir devirden geçmesidir. Devlet, sa­vaşlarda yeniliyor, ekonomisi çok kötüye gidiyordu. Bu durumda yaşayan insanlar da ülkelerinin ba­ğımsızlığını kaybedeceğinden korkuyorlardı. Şair de hürriyet’in bu devirde yaşayanlar için neden önemli olduğunu şiirinde anlatmaya çalışmıştır. Sonuç olarak, bu şirin devrin gerçekliğini doğru bir biçimde yansıttığını söyleyebiliriz.

    7. a.

    Divan şiirinde işlenen temalar:
    Aşk tabiat güzellikleri din ve devlet büyüklerine övgü tasavvuf ve ahlak

    Hürriyet Kasidesi’nin teması:
    - Hürriyet sevgisidir.

    Divan şiirinde işlenen temalar daha bireyseldir. Şairler, toplumun sorunlarıyla ilgili çok fazla eser vermemişlerdir. Değişen çağla birlikte insanların sorunları da artmış ve değişmiştir. Osmanlı devleti, 19. yüzyılda birçok sorunla baş etmeye çalışırken, bireysel ve toplumsal sorunlar çığ gibi büyümüştür. Namık Kemal’in eseri de bu devirde yaşanan sorunların edebiyat eserlerine yansımış hâlidir.

    b. Yenileşmeyle birlikte devlet karşısında bir halkı değil, tek tek bireyleri muhatap olarak görme­ye başlamıştı. Bunda, Avrupa devletlerinin yaydığı fikir akımlarının etkisi büyük olmuştur. Artık insan­lar, toplumu değil de bireysel rahatını düşünmeye başlıyordu. Bu da bireyselliğin çiçeklenmesine, top­lumsal bağın kopmasına sebep olacaktı. Avrupalılar, zenginlikleri oranında bencil bir bireyselliğe sa­hipti. Başka bir devletin de zengin olması, onların çıkarına değildi. Bu sebepten devletler arasında savaşlar bile çıkacaktı. Yenileşme döneminde işlenen temalarda “toplumsallık” ön plana çıkarılmıştır. Dağılan bir devleti bir arada tutabilecek en önemli harç tabii ki “toplumsal kenetlenme” olacaktı.

    8. Hürriyete Doğru ve Hürriyet şiirlerinde “bireysel” bir hürriyet anlayışı hissedilmektedir. Şairler her ne kadar hürriyet sevgisinden bahsetseler de, hürriyetin bir kişi için olan anlam ve öneminden bah­setmektedirler. Hürriyet Kasidesi’ndeki “hürriyet” kavramı, bireysel değil, toplumsaldır. Şair, sadece kendi hürriyetinden değil, ortak değerler etrafında toplandıkları toplumun hürriyetinden söz etmektedir. Bu toplum için hürriyetin ne anlama geldiğini anlatmaktadır Namık Kemal.

    9. Hakîr olduysa millet sânına noksan gelir sanma
    Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetden
    Bu beyitte şair, “altın yere düşmekle değerinden bir şey kaybetmez” atasözünü kullanarak iktibas (alıntı) sanatını uygulamıştır. Bu sanatta şair, sözüne vuruculuk katmak için deyimler, atasözleri, ayet ve hadisleri şiirinde kullanır. Bu dönemde ülkenin içinde bulunduğu kötü durum anlatılmak istenmekte­dir. Şair, milleti değerli bir taşa benzetmiş ve milletin eski zenginliğini kaybetmesini, cevherin yere düşmesi şeklinde düşünmüştür. Şaire göre eski güzel günler yeniden gelecektir. Devletin ve milletin asıl değeri bu sefer ortaya yeniden çıkacaktır.

    Durur ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i miüetde
    Çıkar âsâr-ı rahmet ihtilâf-ı re’y-i ümmetden

    Bu beyitte de milletin bir amaca doğru birlik içinde yürümesinin öneminden bahsedilmektedir. Devrin şartları icabı ve diğer devletlerin baskıları sonucu ülke parçalanmanın eşiğinde bulunmaktadır. Ülkeyi bu durumdan kurtaracak yegane güç, milletin fikir birliğine sahip olarak tek bir amaç etrafında kenetlenmesidir. Bu kenetlenme olmazsa, ülke kısa sürede parçalanacaktır. Beyitte peygamberimizin bir hadisine telmih (hatırlatma) yapılmıştır. “Ümmetimin fikir ayrılığından rahmet beklenir.” Şeklindeki bu hadise şair telmih sanatıyla temas etmiştir.turkeyarena.com

    10. Yeni Kavram ve İmgeler: Hürriyet, eşitlik, vatan sevgisi,adalet,kanun üstünlüğü.

    11. Bir milletin ve insanın hürriyeti nasıl değerlendirdiğien güzel biçimde anlatılmıştır. Hürriyet olmadan insan, bireysel haya­tını özgürce yaşayamaz. Bu durumda insan, kendini baskı altında hissedecek ve sürekli huzursuz olacaktır.

    12. Vatan sevgisi yolunda yapılan her türlü iyi çalışma, ülkeye bir şeyler kazandıracaktır. Ülkesini seven, ülkesinin gelecekte de özgür ve zengin olmasını isteyen bireyler, bu şiirdeki hürriyet tanımıyla harekete geçerlerse, istediklerinin hepsine mutlaka kavuşacaklardır. Bir ülkenin hürriyetini sevmek, ülkenin geleceğini emin ellere bırakacak olanlara yardım etmek demektir. Şimdi yapılan iyi çalışmalar, gelecekte büyük bir zaferin kazanılmasına yardım edebilir.

    13. Namık Kemal, vatan için savaşan, didinen, içi vatan sevgisiyle dolu bir şairdir. Atatürk, Namık Kemal’in bir beytini değiştirerek kullanmıştır. Namık Kemal, ülkenin içinde bulunduğu durumda bir kurtarıcı arayarak, sağa sola sorular yöneltmekte, ülkenin kurtarılıp kurtarılamayacağından endişe etmektedir. Atatürk ise, değiştirdiği bu beyitle “vatanın mutlaka kurtarılacağını” söylemektedir. Namık Kemal endişeli, Atatürk ise kararlıdır. Namık Kemal’i, eserinde belirttiği gibi “hürriyet” ve “vatan” kavramlarıyla özdeşleştirebiliriz. O, hürriyet ve vatan şairidir. Onu böyle düşünmemizde, onun hürriyete ve vatana oları âşık kişiliği ve yazdığı eserlerde sürekli bu iki kavramı en üstte tutması, sürekli bu kavram­ların değerini insanlara anlatması etkili olmuştur.

    14. a. Namık Kemal, doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen bir yazardır. Vatanını ve hürriyetini çok sevdiği için, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlardan kurtarılması için elinden gelen her türlü gayre­ti göstermiştir. Devrin siyasi kişileriyle de irtibatı olan şair, hükümeti yanlış icraatları sebebiyle eleştir–niştir. Bu eleştiri onun dürüst bir insan olduğunu gösterir. Şiirinde de dediği gibi, makam, mal mülk ve şöhret için alçalmamış, hak bildiği yolda hiçbir şeyden korkmadan dosdoğru ilerlemiştir. Ona göre Avrupalıların Osmanlı’ya göre bazı teknik üstünlükleri vardır. Bu teknik üstünlüğü onlardan alırsak, biz­deki “hamiyet” mayası bizi onlardan daha zengin ve üstün yapacaktır. Bu amaçla yazdığı yazılarda ülkenin İslam birliği içinde refaha kavuşabileceğini, ülkenin ırk olarak farklı köklerden gelen milletlerinin tek bir potada, yani din potasında birleşebileceğine inanmış bir fikir adamıydı. Ayrılıkları değil, birlik olabileceğimiz yönlerimizi hep en üstte tutmalıyız. Namık Kemal, bu ideali uğrunda pek çok eser yaz­mıştır.

    b. Bu şiir Namık Kemal’in en fazla ezberlenen, bilinen şiiridir. Onun şahsiyetinin bütün olumlu taraflarıyla, hürriyet kavramı etrafında ördüğü düşüncelerini en iyi yansıtan bu şiir, hürriyet ve vatan sev­gisinin en değerli örneğidir. Bu şiir, sadece edebî anlamda bir tesire sahip değildir. Toplum üzerinde olumlu tesirleri olan, vatan ve hürriyet sevgisini kuşaklara aşılamış bir eserdir. Bu şiir, devrin zihniyetini yansıtan bir aynadır.

    16. 1. Bir katre içen çeşme-i pür-hûn-ı fenadan “-dan’lar redif, “-â”lar yarım kafiyedir. Başın alamaz bir dahi bârân-ı belâdan
    idrâk-i me’âli bu küçük akla gerekmez “-mez’ler redif, “-ek”ler tam kafiyedir.
    Zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez
    Beyitlerde “-r, -k, -I” sesleriyle aliterasyon yapılmıştır. Ritim, aruz ölçüsüdür. Kafiye, redif ve tek–arlanan kelimeler vardır. Kafiye şeması “aa-ba-ca…..bb” şeklindedir.

    2.Terkibibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları, halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayama­yacağı kelime ve ifadelere çok fazla itibar etmemişlerdir. Bu şiirde ise şair, görüşlerini felsefî bir planda aktardığı için devrin bu tür söyleyiş özelliklerinden uzakta kalmıştır.

    3. Terkib-i bent‘teki birimler birbirlerine beyitlerle bağlanmıştır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin son beyti, dünyayı anlamanın akılla olamayacağını bildirmektedir. Ondan önceki bütün dizelerde akıl ve onunla ilgili kavramlar etrafında dönen şair, son beyitte söyledik-erinin tam tersi bir düşünceyi dillendirmektedir. Bu tezat zaten Ziya Paşa’nın karakteri olmuştur.

    En Çok Okunanlar

    04 | Sıfat Sıfat
    10 | Panel Panel
    13 | Zamir Zamir
    18 | Masal Masal
    19 | Mesnevi Mesnevi